...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Wednesday, September 29, 2010

//OctobeR 2o1o//

"ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat İstanbul.. " Nazım

Ekim ayına dopdolu giren İstanbul Avrupa Kültür Başkenti ünvanını layığıyla taşımaya devam ediyor..

Film Ekimi

Bu yıl 9. su düzenlenen Film Ekimi Film festivali bilet satışları 2 Ekim'de başlıyor..
Ne yazık ki! Emek sinemasının kapalı olması nedeniyle Beyoğlu Atlas, Beyoğlu ve Maçka G-Mall sinemaları 8-14 Ekim tarihleri arasında festivale ev sahipliği yapıyor..
30 a yakın filmin yer aldığı festivalde, Sofia Coppola'nın Somewhere adlı yapıtı dikkatleri üzerine toplarken, 63.Cannes Film Festival'inde Altın Palmiye ödülünü alan, yönetmen Apichatpong Weerasethakul'un metafizik ve reenkarnasyon içerikli merhamet temalı 'Uncle Boonme Who Can Recall His Past Lives' filmi ilgimi çeken diğer bir yapıt.
Ayrıca Güney Kore yapımı 'I Saw Devil' filmi ve Fransız-İngiliz Ortak yapımı L'Illusionniste animasyonu merak ettiğim diğer filmler arasında..

İstanbul Design Week

Bugün etkinliklerine start vermiş olan İstanbul Design Week 3 Ekim Pazar gününe kadar nostaljik semt Balat'ta eski Galata körüsünde devam edicek..



25 katılımcı ülke, 17 ulusal ve uluslarası sergi, 35 dünyaca ünlü tasarımcı, 21 konferans-panel ve seminer,20 ülkenin design week temsilcisi bu organizasyonla bir araya geliyor..

Dahası, çeşitli atolyeler ve yarışmalarla 7 den 70 e herkezi tasarıma davet eden bu görsel şölen için, iyi seyirler..

PS. etkinliklerden anbean haberdar olmak için click pls..

Sunday, September 19, 2010

itirAF

Sıcak yaz günleri bitmiş, sonbahar yüzünü göstermeye başlamıştı.
Egemizin incisi olan Altınoluk'taydım.
Bayrama henüz iki gün vardı serin bir Edremit sabahına uyanmıştım.
Boncuk gözlü yörükler dallarından taze topladıkları
organik mi organik mahsulatını pazarda inci gibi dizmişlerdi..
Dolaştıkça hepsinin kokusu yörüklerin güleryüzleriyle karışıyor tadından yenmez oluyordu..
Çok geçmeden o talihsiz karşılaşma gerçekleşti..
Allı morlu o eşsiz renkleriyle
Tezgahta gelin gibi salınan ahududularla karşılaşan annem
Ertesi gün onları, eşsiz lezzet timsali ahududu reçeli olarak
Kahvaltı masamıza getirdiğinde herşey için çok geçti..
O gün ve takip eden günlerde,
Yılların aşkı nutella'yı defalarca ve acımasızca aldattım.

Friday, September 17, 2010

Empati ve Ayna Nöronlar

Karşımızdakinin gözüyle görüp, kulağıyla işitip, yüreğiyle hissedebilmektir EMPATİ..

Latince'de ki iç, içine, içinde anlamlarına gelen 'em' ön eki ile Yunanca'da duygu acı ızdırap manasına gelen 'patheia' kelimelerinin birleşmesinden türemiştir. İçlerinde psikanalitik kuramının öncüsü Freud'un da yer aldığı Kohut ve Roger gibi öncüler empatiyi tanımlamakla kalmamış, biyolojik yansımalarına dair ilk çıkarımlarda bulunmuşlardır.

Yeteri dozda empati kurmak, doğru ilişkiler geliştirebilmek, sosyal ve bireysel hayatta ki başarıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Kimi zaman, uzlaşma isteği ve sevginin var olmasına rağmen sorunların çözüme kavuşmamasının temel nedeni empati kurmada ki başarısızlıktır. Sanıldığı gibi empatik davranmamak kadar aşırı dozda empatide dengelerin bozulmasına neden olmaktadır.

Empati yeteneği bakımından yetersiz olan kişiler dışarıdan bakıldığında, fikrini kabul ettirmek için güç kullanabilen, disiplinli, kuralcı ve sert kişilerdir. Aksine Fazla empati yeteneğine sahip kişilerin ise yoğun bir duygusallığa sahip oldukları görülmüştür. Bu tip kişiler okudukları kitaptan izledikleri filmlerden fazlasıyla etkilenirler, pek çok üstün özellik ve kabiliyete sahiptirler. Fakat pek çok zaman karşıdaki kişinin duygularına fazla önem verdiklerinden, güçlü bir kişiliğe yada savunma mekanizmasına sahip olmaları gerekmektedir, aksi takdirde öz haklarını gerçek anlamda koruyamamış olurlar...


AYNA NÖRONLAR

Empatinin biyolojisine baktığımızda ayna nöronlarla karşılaşırız, ilk olarak satın alma davranışlarını inceleyen Buyology kitabında tanıştığım, sürü psikolojisi, reklamcılık, 34 beden gibi kavramları çağrıştıran, esasında psikolojinin DNA sı olarak görülen; bir çeşit motor nörondur.

Bir futbol maçı izlerken, gol esnasında sizinde kaslarınız mı kasılıyor; arkadaşınız ekşi yerken yüzünüz buruşuyor ve şu çok meşur birileri esnediğinde sizde mi esniyorsunuz??
Telaş yok! Sizin de her memeli canlı gibi ayna nöronlarınız var demektir.

Ayna nöronlar İlk olarak İtalya'da Parma Üniversitesi'nde Makak Maymunlarıyla yapılan bir araştırma da keşfediliyor. Sonuç olarak, nöronların aktivitesi sayesinde bir işi yapmak ve izlemek aslında aynı hissi uyandırıyor. Konuyla ilgili homosapien (insan) türünde bulunan bulgulara göre ayna nöronların beyinde aktif olduğu bölge, motor konuşma alanı olan Broca'dır. Burdan yola çıkarak belkide ötekinin ifadesini anlayabilme dilin gelişimi soruları aydınlanabilir, belkide dil, yani konuşarak iletişme becerimiz gelişmeden önce daha gelişmiş bir ayna nöron sistemimiz vardı. (bu hipotezim doğruysa o zamanlar dürüstlük ve yalancılık gibi kavramlar henüz doğmamıştı.) Hatta parapsikolojik değerlendirilen akıl okuma ve telepati yeteneğimizde henüz körelmemişti.

Kimi insanların 6. hissinin gelişmiş olmasının nedeni yüksek ihtimalle bu nöronlara bağlanabilir, örneğin kadınların sezgilerinin erkeklere nazaran kuvetli olduğu hep konuşulur; ve araştırma sonuçlarına göre de kadınların ayna nöron aktiviteleri erkeklere göre daha ileri düzeydedir.



Bilincimizin dışında faaliyet gösteren bu nöronlar sayesinde, umarım kısa bir süre içinde; zamanda yolculuk, rüyalar, bilinçdışı, biyomanyetik dalgalar gibi birçok bilinmeyen aydınlanır ve psikiyatrik birçok hastalık daha iyi tedavi edilebilir.