...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Sunday, March 28, 2010

Cuba Libre



Bu lezzetli kokteylin tarihi meğersem 1898 Amerika-İspanya Savaşına dayanmaktaymış..

1895 yılında bizim Kuba bağımsızlığını ilan edince, İspanya ayaklandırmaları bastırmak adına ülkede olmadık işler yapmış, ee Amerika bu yok efendim Kuba'daki vatandaşlarımın güvenliği diye "USS Maine" gemisini Havana limanına park etmiş..

Gemi anlaşılmadık bir biçimde batınca, savaş patlak vermiş..

İşte bunların yaşandığı esnada Amerikalılar ilk olarak Rom'la tanışmışlar..

Askerlerde savaşmaktan kaytardıkları bir vakit bir barda otururlarken, içlerinden bir tanesi çıkıp bana bir Rom ve Cola demiş, bu yaratıcı asker bir yudum aldıktan sonra, ("Yaşasın Kuba!"), "Cuba Libre!" diye bağırmış..

Ve bu tarifi basit, hikayesi ilginç kokteyl böyle ortaya çıkmış..
Savaşı da İspanyollar kaybetmiş..

Malzemeler:

3cl lime (misket limon)
5cl Beyaz Rom
Cola
süslemek için lime


Tarif:

Büyükçe bir bardak irili ufaklı buzlarla doldurulur
öncelikle içine yarım lime suyu sıkılır,
üzerine Rom sonrada Cola ilave edilir..
ve üzeri lime ile süslenerek servis edilir..


Afiyet olsun..




Tuesday, March 16, 2010

EyVAh!

kişinin günlük yaşamında anksiyete şeklinde gözlenen aşırı korku durumu; FOBİ!

yaygın olarak claustrophobia ve acrophobie türlerini
bildiğimiz günlük yaşamda sık sık kullandığımız %3 ümüzde var olan bazen sempatik, bazen antipatik içimizden biri olmuş bu psikiyatrik rahatsızlığın, Amerika'lı bilim adamları tarafından tam 65.000 (altmışbeşbin) çeşidi tespit edilmiş.

işte okuyup ilginç bulduklarımdan bazıları;

Nomofobi: "No Mobile Phobia" dan türetilmiş çağın en genç fobi türlerindenmiş kendisi, cep telefonun şarjı bittiğinde, kapsama alanı çıkıldığında, yada kontörler tükendiğinde gözleniyormuş..

Emetofobi: kusmaktan aşırı korkma durumuymuş; koku, kusma sesi hatta görme ile ilgili takıntı yaşanırmış, dış ortamlarda ki hijyen problemi ve sürekli kusma endişesi nedeniyle dışarda yemek yiyememe boyutlarına ulaşabiliyormuş..

Fagofobi: yutkunmaktan korkmakmış, kronik olmayan durumlarda kişiler sadece sıvı gıdalarla beslenebiliyorlarmış..

Koulrofobi: palyaço fobisiymiş, kendi yüzünü saklama ya da yüzünü saklayan insanlara duyulan güvenmeme düşüncesinden kaynaklanıyormuş..

Arakibutiorofobi: damağına fıstık ezmesi yapışma fobisiymiş, fıstık ezmesinin damağa yapışacak olmasına karşı hissedilen şiddetli korku..


Nephofobi(bulut korkusu), Triskaidekafobi(13 rakamı korkusu), Venüstrafobi(güzel kadın korkusu), Katoptrofobi(ayna korkusu), Hippopotomonstrosesquipedaliofobi(uzun cümle kurma korkusu), Geliofobi(gülme korkusu), Fobofobi (korkma korkusu),Bromidrosifobi(vücut kokusu korkusu), Barafobi(yerçekimi korkusu)....

gibi binlercesi...
ne kadar komik gözükselerde hayat kalitesini ciddi br biçimde etkileyen bu hastalığın, kadınlarda erkeklere nazaran iki kat daha fazla ortaya çıktığı gözlenmiş..

Psikoterapi ve ilaç ile tedavisi mümkün olan rahatsızlık tedavi edilmediğinde madde bağımlılığı ve panik nöbet gibi bozukluklara yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmış..






Thursday, March 11, 2010

Kaybolunca Daire Çiziyormuşuz..

Yapılan bir araştırmada, insanların nereye gittiklerine dair bir fikirleri olmadıklarında nereye gittikleri araştırılmış..

Sahara Çölü'nde ve Almanya'daki Bienwald ormanında yapılan deneyde; katılan gönüllülerin GPS sistemi kullanılarak nereye gittikleri incelenmiş. Güneş ve Ay görünebilirken düz bir çizgi halinde yürümeyi başaran katılımcılar, Güneş ve Ay kaybolduktan sonra farketmeden, bir daire çizerek yürümeye başlamışlar ve başladıkları yere geri dönmüşler.

Araştırmayı yöneten, Biolojik Sibernetik Max Planck Enstitüsü'nden Dr, Jan Souman insanların kaybolduklarında eğer bir referans noktası bulamazlarsa, bir yuvarlak çizdiklerini belirtmiş..

Dahada ilginç olanı yuvarlak çizmenin nedeni olarak bir bacağın daha güçlü, yada daha uzun olabileceği şeklinde açıklanmış..

Monday, March 01, 2010

Aborjin Duası..

her şey yeterli olsun..
Seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşan
sürmeni diliyorum.
Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş
diliyorum.
Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum
Ruhunu canlı tutmana yetecek kadar mutluluk diliyorum.
Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına
yetecek kadar acı diliyorum.
İsteklerini tatmin etmene yetecek kadar kazanç diliyorum.
Sahip olduğun herşeyi takdir etmene yetecek kadar kayip
diliyorum.
Son "elveda"yı atlatmana yetecek kadar "merhaba" diliyorum.
ayrıca bir aborjin her sabah " kendim ve varoluş için neyi deneyimlemem gerekiyorsa ona hazırım." şeklinde dua edermiş..
"Bu kapitalist ve aşırı tüketici düzende uyanış belki de bu bilinçle yakalanabilir."