...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Wednesday, June 22, 2011

Paylaşı // PSİKEART

Her sayısında tek bir konuyu ele alan, bu konuyu farklı görüş, düşünüş ve bakış açılarıyla yorumlayan pek çok yazarın yer aldığı Psikeart dergisini bende kısa zaman önce keşfettim. Adından da anlaşılacağı gibi çoğunlukla psikolojik bazen de sosyolojik çok başarılı yazıların bulunduğu derginin bir diğer güzel özelliğide diğer pek çok dergide olduğu gibi her sayfa ardışığından bir reklam gelmiyor; bunun yerine yazıları aydınlatan, oldukça yüksek estetik ve sanatsal değere sahip görseller süslüyor.

Derginin geçtiğimiz sayısının (Mayıs-Haziran/2011) konusu "Tükenmişlik Sendromu" idi. Günümüz liberal yaşamının insanlar, bilhassa çalışanlar üzerinde ki etkileriyle ortaya çıkmış bu sendromla ilgili merak gidermek mümkün. Tabiki konu bu kadar güncel olduğundan ve hepimizi ilgilendirdiğinden kuşkusuz yeni bir farkındalık noktası yakalamamıza yardımcı oluyor.

Figen Şakacı'nın Tükenirken tükettiklerimizin altını çizen yazısından bir kuplecik alıntı yapmadan geçemiyeceğim;

"
  • Biz buralara geldiğimizde herkes suspustu, biz en çok sözcükleri tükettik. En doğal hakkımızdı, tepe tepe kullandık. Sonra yorulduk, müdüriyete başvurduk. Müdür de yoktu, özel kalemi silgisini kemirirken bulduk.
  • Biz burada yoğ iken, yollar aşınmamamış, arı burnumuza, cop kıçımıza kaçmamıştı... Geldik, gördük ve mal gibi baktık diye suç bizim mi?
(......)
  • Her şeyin bir dibi vardı, bizatihi yerinde inceledik. Şişenin, aşkın, sarhoşluğun dibiydi o... O ş'leri kimler çaldı?
  • Çat kapı gelmeler-gitmeler vardı. Her daim birbirine hazır olanların eline kim verdi o ajandaları, kim soktu o ajanları evlerimize?
(......)

  • Ben sana demiştim'ler yokken daha, ne güzel söyledin usta'lar vardı... İnce bir sazla ince bir sözle dokunmalar sonra... Gece olunca yanına kıvrılma'ları kim aldı lan aramızdan?
(......)

  • Her köşe başında durup selamlaşmaları, hoş-beşleri, boş-geçleri yol değiştirmelerle kim takas etti, kim verecek şimdi bize o içten gülümsemeleri?
"

Devamını ve dergide ki diğer yazıları şiddetle tavsiye ederim.
KEYİFLİ okumalar!

Tuesday, June 07, 2011

Left Brained or Right Brained?

Dışarıdan dikkatsiz bir bakış insan vücudu için muazzam bir simetriden söz edebilir. Fakat biraz detaylı baktığımız zaman ne iç organlarımız ne iskelet kas sistemimiz için böyle kusursuz bir simetri söz konusu değildir. Bedensel egzersiz yapan insanlar aynı görevi yürüten kasların sağ yada sol taraflardan birinin daha iyi çalıştığını çok kolay gözlemleyebilirler. Yada bayanlar makyaj yaparken yüzün iki yarısının özelliklede kaşların asimetrisini farkedebilirler.

m vücutta hakim olan bu asimetri beyinde de mevcuttur. Bugün bilimadamları beyinin sağ ve sol yarımkürelerinin yönetimsel anlamda farklı görevler üstlendiklerini ortaya koymuşlardır.

Konuşma ve duygudurum merkezi olması açısından sol beyin önemli görevleri üstlenmişken, sağ beyin de mühendislik nitelikleri ön plana çıkıyormuş. Bilgiyi şekil ve hayal gücü ile işleme konusu sağ beyinin görevlerindenmiş. Estetik zeka için gerekli olan sağ beyine mimar ve mühendislik gibi mesleklerde daha çok ihtiyaç duyuluyormuş. Aynı şekilde müzik icra eden, enstrüman çalan müzisyenlerde, ressamlarda ve şairlerde kısacası sanata yatkın kimselerde sağ beyin ön plandaymış.

Ayrıca beynin bu iki yarım küresi arasında, korpus kallosum adı verilen sinir liflerinin oluşturduğu bir köprü varmış. Bu köprü iki yarımküre arasında ki bilgi alış verişini iletişimi sağlamaya yarıyormuş. Korpus kallosumun gelişmişlik düzeyi kişinin beynini kullanma kapasitesini etkiliyormuş. Bu köprü ne kadar gelişmiş ise kişi beynini o kadar iyi kullanıyor, yeteneklerini o kadar iyi sergiliyormuş. Aksi taktirde beynin hangi yarımküresi daha baskın ise kişide o yarımkürenin görevi olan karakteristikleri baskın oluyormuş.


Her iki yarım küreyi iyi kullanan insanların liderlik özellikleri gelişmiş olurken, sağ ve sol yarım küreyi kullanma becerilerine göre uygun meslekler değişiyormuş. Mesela konuşma yetisi gelişmiş olacağından sol yarımküreyi baskın kullanan bir kimse için avukatlık uygun olurken, sanatsal ve geometrik becerileri gelişmiş olacağından sağ yarımküreyi baskın kullanan bir kimse için mimarlık ideal olabiliyormuş.

Günümüzün çok populer yönetim bilimlerine baktığımız zaman ise; marketing alanında beynin görsel, sezgisel ve holistik olan sağ, management alanında ise verbal, analitik ve mantıksal olan beynin sol yarımküresinin yetenekleri ön plana çıkıyormuş...

Kafanızın içinde neler döndüğünü merak ettiniz değil mi? >>> buyrun bu taraftan (QUIZ)