...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Wednesday, October 06, 2010

Facebook 2050



Farklı etnik kökenlere, dile, inanışa, yaşam tarzına ve bambaşka sosyo-ekonomik statülere sahip 500 milyon nufüs huzur içinde yaşıyor, her yeni gün birileri daha katılıyor
, ve üye sadakati doruklara tırmanıyor...

4 Şubat 2004 tarihinde Harvard'lı bir öğrenci olan Mark Zuckerberg tarafından kurulan facebook; ilk önce yalnızca Üniversite öğrencilerinin kullanımına açık iken 11 Eylül 2006 tarihinde tüm e-mail adreslerine açılmıştır. 4 yılda dünya genelinde 500 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşan facebook ülkemizde de oldukça ilgi görmüştür.

Bugün kullanıcı sayısının 500 milyona ulaştığını görüyoruz, ve dünya nufusunun %28 ine tekabül eden 2 milyon kişinin internet kullandığını göz önünde bulundurursak; internet kullanan her 4 kişiden birinin facebook profili olduğu sonucuna ulaşıyoruz. Sayılar bu kadar ekstrem olunca ve facebook fikrine çok karşı birkaç arkadaşımın da hesap açması üzerine bu sosyal ağın yaşamımızdaki yerini, etkilerini, ve potansiyel sonuçlarını sorgulamak gerektiğini düşündüm...

Son yıllarda Richard Maddock ve Richard Fulton isimli iki bilim adamı insan motivasyonlarını pazarlama ve marka stratejisi geliştirmeye uyarlayarak beş basamakta toparladılar ve
bunları şöyle sıraladılar:

1.yönelme (orientation) motivasyonu,
2.hayatta kalma (survival) motivasyonu,
3.uyum (adaptation) motivasyonu,
4.umut (expectation) motivasyonu,
5.oyun (play) motivasyonu.

Hepimiz kendimiz olmak dışında dünyanın ve birbirimizinde bir parçasıyız. Olaylara, koşullara, insanlara, zamana ve mekana yönelik yaşarız. Kategorizasyon farketmesekte en temel aktivitemiz; satın alırken, satarken, seçerken, elerken, öğrenirken, unuturken...
değer vermek ve de değer görmek üzerine şekilleniyor yaşam...
İşte yukarıdaki sınıflandırmanın ilk sırasında yeralan yönelme motivasyonu, nacizane pazarlama ve marka fikrime göre facebook'un en mühim psikolojik silahı..


Aynı anda hayatımızda yer almış neredeyse her karaktere ulaşma, iletişim, paylaşma gibi yönelme seçeneklerini sunarken; gruplar, hobiler, fobiler gibi hergün bir yenisi eklenen application çeşitliliğiyle de sınıflandırmanın uyum motivasyonunu kullanıyor. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre ise aidiyet (belonging) ihtiyacını gidermiş oluyor. Ayrıca, ortaya çıkmasından hemen sonra siteye dahil olan şahsen tecrübe ettiğim HoldEm Poker ve ününe tanık olduğum Farmville gibi asla bitiş çizgisi olmayan oyunlarla yakaladığı marka sadakatini oyun motivasyonumuz sayesinde gerçekleştiryor olsa gerek..

Doğamızı ve en temel güdülerimizi kullanarak aslında hiçte doğal olmayan bu tarz sosyal paylaşım sitelerinin sınırsız self promoting imkanıyla narsist kişilik bozukluğunu tetiklediği son araştırmalar arasında. Dahası bu bilgiye dayanarak, umarım birileri hızla artan sanal alışveriş mağazalarını biraraya getirmez. Aksi takdirde, sanal bir metropol ortaya çıkacak, her türlü ürün ve servis imkanını bulabileceğiniz tek tıkla evinize gelecek..
hatta çat fotoğrafınızı çekip eklediğinizde size indirimler sunabilecek...
SAWM (sanal alışveriş merkezlerinde dolaşırken) o çok beğendiğiniz "yakışıklıya", "güzele" rastlayacak aldıklarınızı sergileyebilecek..
yediğinizi, içtiğinizi belki de (bir çeşit hayata kalma motivasyonumuz olan cinsellik) satın aldığınız iç çamaşırlarını bile gösterebileceksiniz.
O yıllardır facebookta yediğini içtiğini saydığınız komşunuza / iş arkaşınıza hatta ilkokuldan arkadaşınıza bile 5. caddeden, oxford street'ten, broodway'den yaptığınız sanal alışverişinizle havanızı atabileceksiniz..

Bu yazdıklarım bizim nesil için şükür ki henüz uzak, fakat cenin fotoğrafları facebookta paylaşılan bir nesil yetişiyor... Ne yazık ki onlar bizim ucundan da olsa yakaladığımız sokakta ip atlama, top oynama şansına sahip olamadı, yinede umarım komplo teorimde ki kadar büyük bir felaketin parçaları olmazlar, aksihalde, 2050 ye kalmaz tüketebilecek pek çok ürün ve hizmet bulabilirken, kullanmak için ne bir doğal kaynağımız ne de paylaşmak için bir duygumuz kalmayabilir...







Kaynakça;

http://www.internetworldstats.com/stats.htm

http://www.temelaksoy.com/post/2010/05/11/marka-yonetmek-musterinin-neyi-neden-yaptigini-anlamakla-baslar.aspx

http://psp.sagepub.com/content/34/10/1303.abstract