...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Tuesday, January 25, 2011

Mr. Nobody



Jaco van Dormael'in yönetmiş olduğu film geçtiğimiz yıl İstanbul Film Festivalinde gösterilmişti. Burada olmadığım için kaçırdığım filmi henüz izleyebildim. Son olarak geçtiğimiz ay People's Choice Award for Best European Film ödülünü alan film önceki sene, Sitges'de Best Make Up, Stockholm'da Best Cinematography ödüllerine layık görülmüş.



Konusu bakımından daha önce izlemiş olduğumuz "Run Lola Run", "Sliding Doors", "Eternal Sunshine of the Spotless Mind", "Donnie Darko" gibi filmlerden izler taşıyan film; kader, tanrı, olasılıklar, kelebek etkisi, quantum fiziği gibi pek çok konuyu karmaşık bir biçimde ortaya koyan fantastik bir bilim kurgu...
Oldukça bilimsel olduğu için izleyicilerin kafasında "acaba tüm bunlar tutarlı mı?" ve "bir bütünlük oluşturuyor mu?" gibi sorular doğabilir, ama doğmasın çünkü film 3 farklı üniversiteden profesörler eşliğinde çekilmiş.

Karmaşık olmasına rağmen, başarılı bir biçimde işlendiğinden dikkatim hiç dağılmadan, büyük bir ilgiyle izledim filmi; oldukça güzel sountracklere ve quotation yapabilceğiniz onlarca güzel cümleye sahip.




Benim en hoşuma gidenlerden bazıları;

"Each of these lives is the right one! Every path is the right path. Everything could have been everything else and it will have just as much meaning."

"Before he was unable to make a choice because he didn't know what would happen. Now that he knows what will happen, he is unable to make a choice. In chess, it's called Zugzwang... when the only viable move is not to move."

"They say if you slow your breathing, time slows down. The Hindus says so. "

Bunlarda playlistinizde yer almıyorsa hiç vakit kaybetmeden indirmenizi önerdiğim Sountrackleri; *

buddy holly – everyday
erik satie – je te veux
erik satie – lent et grave
eurythmics – sweet dreams
gob – mister sandman
wallace collection – daydream
nena – 99 red baloons
erik satie – gnossienne no. 3
gabriel faure – pavane op. 50
hans zimmer – god yu tekkem laef blong mi
the chordettes – mister sandman
the pixies – where is my mind
otis redding – for your precious love
pierre van dormael – mr nobody
pierre van dormael – undercover
nena – 99 luftballons (bonus track)



"The smoke comes out the daddy's cigarette but it never goes back. We can't turn back time, that's why it is so hard to decide. We have to make the right choice. Until we don't choose - EVERYTHING remains possible."







Thursday, January 13, 2011

Antik 1 Hüzün

Devlet bir organizma gibidir. Hatta insan vücuduna benzetebiliriz. Organlar farklı kökenden gelirler... Onlarca farklı organ başka başka görevlerle birarada bulunur. Bunları birarada tutan bir iskelet kas sistemi vardır, toplumların tarihleriyle özdeşleştirilebilir. Kan o toplumun dili gibidir, organların birbirleri arasında ki iletişimlerini, alışverişlerini sağlar. Nefes ekonomisidir toplumun.Observ edilen oksijen eşit olarak dağılır her hücreye, ve (işgücü)karbondoksiti beraberce atarlar dışarı. Hormonlar kültürüdür o toplumun. Başka başka bezlerden salgılanır, farklı organlara aittir ama tüm vücut üzerinde etkilidir(Ben antepli değilim baklava yemem abi diyen birini duydunuz mu hiç?) Fakat biyoloji dersinden de bildiğimiz gibi tüm bu homeostasik dengenin başladığı yer beyin yani hipofiz bezidir. Vücutta yönetim görevini üstlenen beyin toplumda da kuşkusuz yönetenlerdir. E haliyle beyin bu görevini yerine getiremiyorsa hastalıklar başlar. Hatta beyin bu bütünleştirme görevini terketmiş aksine kökeninizi bulun geri dönün ayrışın ayrılın gibi komutlar veriyorsa biz ona kafadan sakat deriz. Sözüm meclisten dışarı mı içerimi bilmem ama vatandaşları çerkez, laz, ermeni, kürt, türk, alevi, sunni, musevi, ortodoks diye sınıflandırmak çağın oldukça gerisinde bir davranıştır. Hak ve özgürlükler dengesini sağlayamamış olmak ise beceriksizliktir.

Sefarad'ların medeniyetler beşiği Anadolu'ya gelişleri 1492'ye dayanır. İbrani'ce de İspanya anlamına gelen, İspanya'da yaşayan Yahudi'ler İspanyol ve Potekiz engizisyonundan kaçarken, Bayezid onlara Anadolu'nun kapılarını açar ve bu insanların 300.000 kadarı bu topraklara yerleşir. Konuştukları dil İspanyol'ca ve İbranice'den doğan Ladino'dur. Tarih boyunca farklı kültürlerle etkileşim halinde olan bu toplumun biraz hüzünlü biraz da neşeli benim zevkime oldukça hitabeden hakulade bir müzik türü vardır. Aslında çok aşina olduğumuz bu müzik türünün tarihini öğrenmem Sefarad grubuyla başlar. Daha sonra tesadüfen Janet&Jak Esim çiftiyle tanışmam beni bu müzik türüne daha da yaklaştırmıştır. Günümüzün bir mekanik, biraz otomatik dünyasına dünden gelen bu müzikle farklı bir renk ve ruh katmanızı tavsiye ederim.

benim sevdiklerim;

Janet & Jak Esim - "Anoche me sonyava yo" ******
Sefarad - Ne Farkeder
Las Estreyas - Consuelo Luz
Klezroym - Canzone dell'amor perduto
Janet Jak Esim - Me Siento Alegre
Janet Jak Esim - Un Espanyol Me Ama
Yasmin levy - Naci En Alamo
Sefarad - Kız sen İstanbulun neresindensin?



Tabiki sefaradların mutfak kültürüne değinmeden geçemicem,

ARMİ DE TOMAT (Domates yahnisi) yaz aylarında ziyafet sofralarını süsleyen tavuk suyuyla pişen bu yahninin çok lezzetli olduğu söyleniyor...

KURABİYE DE PESAH (Pesah Kurabiyesi) Hamursuz bayramlarında kahve veya çay kurabiyesiz geçiştirilemezmiş...

ALBONDİGAS DE PRASA (Pırasa köftesi) Yumurta ile kızartılmış kıymalısına da, fırından çıkan peynirlisinin de tadına doyulmazmış...

bunlar benim merak edip en kısa sürede tatmak istediklerimden birkaçı,
Upps! tabiki canı çekenler için adresler:

ENGİNAR CAFE (Şah Kapısı sok. 4/A Kuledibi)
VENTA DEL TORO Restoran (Galipdede cad. No.145 Kuledibi).



*bunlarla yetinemeyip kaybolmaya yüz tutmuş bu lezzetleri keşfetmek istiyorsanız; Gözlem kitaptan çıkmış olan İzmir Sefarad Mutfağı isimli bir yemek tarifleri kitabı mevcutmuş.