...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Tuesday, May 24, 2011

Dunning Kruger Sendromu

1999 yılında Cornel Universitesi'de görevli iki psikolog Justin Kruger ve David Dunning tarafından ortaya konulan çalışmada yetkinlik ve özgüven arasında negatif bir korelasyon olduğu saptanmıştır.


Literatüre Dunning-Kruger Effect olarak geçen bu çalışmaya göre; bilgi düzeyi ve yetkinlikleri noksan kişilerin farkındalıklarıda aynı ölçüde noksandır. Buna karşın özgüvenleri tamdır. Yani cehalletten doğan bir özgüven söz konusudur.

İki psikolog okuduğunu anlama, araç kullanma ve tenis oynama gibi farklı alanlarda yapmış oldukları çalışmalar sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır;

*Niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin derecesinin farkında olamazlar,
*Mevcut yeteneklerini abartma eğilimindedirler,
*Diğer insanların yeteneklerini ve zekalarını farkedemezler,
*Eğer niteliksizlikleri bir eğitimle giderilirse, niteliksizliklerine olan farkındalıkları artar ve aşırı özgüvenleri azalır.

Bunlarının kökeninde yatan neden ise bilmeyen insanın neyi bilmediğini henüz bilmiyor olmasıdır. Farkındalık yaratan öğrenmektir. Aslında öğrenilen her bilgi bir nevi kişinin daha önce bilmediği bir bilginin farkına varmasıdır. Bunun bir sonucu olarak kifayet kazanmak insanı tevazu sahibi yapar.

Ünlü bilim adamı Charles Darwin'in de "Ignorance more frequently begets confidence than does knowledge" şeklinde ifade ettiği halk arasında "cahil cesareti" olarak bilinen ukalalığın bilimsel açıklaması böyledir.

Tuesday, May 10, 2011

Dokunma

Engellemek, ket vurmak, durdurmak, mani olmak...

Okuluma dokunma, sınavıma dokunma, puanıma dokunma, kafamda ki örtüye dokunma, içtiğim biraya dokunma, izlediğim diziye dokunma, şarabıma dokunma, sigarama dokunma... Derken yasakların ucu herbirimize bir taraftan dokunur.

Orama burama dokunma silsilesinin son halkası olan internetime dokunma büyük yankı uyandırdır. Neyse ki yetkililerden dinlenen bir açıklamaya göre bu dokunmanın opsiyonlu bir dokunma oluduğu öğrenilir; yani isteyeninkine dokunup, istemeyeninkine dokunmayacaklarmış. Lakin bugün sana dokunmamı istiyomusun diye soran zihniyet yarın bu nezaketi göstermeyebilir. Öyle cart diye gelip internetine, bloguna, seslisozlukune, telefonuna, konuşmalarına, içkine hatta düşüncelerine falan dokunabilir, dün olduğu gibi...

Yasaklar dörtbiryanımızı sarmış, bizler harap ve bithap düşmüş olabiliriz. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi kendimizi dokunaklı bir tablonun yegane mağdurları hissetmeyelim!

Alemin diğer köşelerinden akıl almaz yasaklar listesi:

* Singapur'da yerlere tükürmek, sakız çiğnemek ve sifonu çekmemek gibi yasakların birde $10'ı aşkın para cezaları varmış..

*İsviçre'de gece 22'den sonra sifonu çekmek, Kanada'da yağmur yağaren çimleri sulamak, İskoçyada'da pazar günleri balık tutmak yasakmış..

*İtalya'da güvercin beslemek yasakken ülkede etek giyen erkeklerin tutuklanması söz konusuymuş ve Fransa'da Demiryolunda öpüşmek domuzlarada napolyon adını vermek yasakmış..

buyurun ABD'den

*İndiana eyaletinde maymunlara sigara içirilmesi ve tiyatroya gitmeden 4 saat önce sarmısak yemek LosAngeles'ta sanık sandalyesinde SanFransisco'da kilisede günah çıkarırken ağlamak yasakmış

*Pennsylvania’da buzdolabının kapısı açıkken önünde uyumak, banyoda şarkı söylemek yasaklanmış. Eyalette evlilik töreni sırasında damat veya gelin sarhoş ise tören iptal edilmek zorundaymış. New Jersey’de çorbayı höpürdeterek içmekte yasaklar listesine girmiş.

*Böcekler dahil hiç bir canlının öldürülmesine izin verilmeyen Arkansas eyaletinde kocanın karısını ayda bir dövmesi normal karşılanırken, birden fazla dövmesi yasaklanmış durumdaymış.


Kimi mantığa kimi insanlığa aykırı bunlar gibi daha pekçok yasaklar, yasal düzenmeler mevcuttur. Bunları bizler ürettik. Doğumumuzdan itibaren medeni forma girmeye güdüleniriz ve bir yanımız hep hayvan kaldığından yasaklar zaman zaman gereklidir. Tuhaftır ki benzer bir biçimde yasakların fazlası yine insana özgü düşünebilme yetisine ve rasyonelliğe zarar verir.

Böyle de hassas bir mevzu...