...zaman kumar masasında karşımızda oturan öteki kumarbazdır... Jose SARAMAGO (Blindness)

Sunday, February 20, 2011

Paper Based vs Digital


Bugün, teknoloji, sanal alem ve dijital dünya üzerine dönen tartışmalara aldırmaksızın hızla ilerlemekte. Hayatımızda şu son 10 yılda gerçekleşen teknolojik devrim kimilerimizi tedirgin etse de 7den 77ye hepimiz bir şekilde adapte olup ayak uydurmaktayız.

Durum böyle olunca teknolojiyle iletişim yöntemlerimiz de evrilmiştir. Geçmişte duygu ve düşüncelerimizi kağıt ile iletirken bugün bunun yerini dijital araçlar almaya başlamıştır. Acaba kağıda elveda demenin zamanı gelmiş olabilir mi? Pazarlama camiası için oldukça önem taşıyan bu soruya ünlü Branding ajansı Millward Brown cevap aramıştır.

Yapılan çalışmada paper based ve dijital pazarlamanın etkilerini karşılaştırmak için fMRI cihazı ile insanların beyinleri görüntülenmiştir. 20 deneğin kullanıldığı araştırmada bazı görseller ve reklamlar hem basılı olarak hemde ekran üzerinde deneklere göterilmiş beyinlerindeki aktivite incelenmiştir. Sonuç olarak, paper based reklamlara karşı beyinde daha duygusal bir süreç gözlenmiş ve daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Kullanım alanlarına göre değişik avatajlar içeren bu iki yöntemin tabiki birbirine ikame edilemeyen üstün özellikleri vardır; fakat basılı iletişimin önemini ilerleyen teknolji nedeniyle göz ardı etmemek gerekmektedir.

Tuesday, February 15, 2011

Yaşam Stilleri

Tüm sosyal bilimler olduğu gibi insan faktörü marketing biliminin de temel öğesidir. Günümüz piyasasında artan rekabet koşulları nedeniyle bu öğe gitgide önem kazanmaktadır. Pazar araştırmaları önceleri; focus grup çalışmaları, anketler gibi bilinci ölçümlerken bugün bunun yanısıra neuromarketing bilimiyle duygularımızı da ölçümlemektedir. Cüzdanlarımızı renklendirirken bize özel onlarca promosyon sunan loyalty cardlar tabiki hangi üründen, hangi saatte ne kadar satın aldığımızı gözlemlemek yaşamımız hakkında daha detaylı bilgi elde etmek içindir.





Satın alma davranışı büyük ölçüde psikolojik bir süreçtir. Sosyal ve kişisel etkilerin başlıca önemli olduğu bu kararları anlayabilmek için tüketici farklı faktörler ışığında sınıflandırılır. Motivasyon, davranış ve tutumlar, medeni durum, meslek, sosyal sınıf, kişilik ve yaşam stili gibi pek çok klasifikasyon dalı mevcuttur.





Kuşkusuz pazarlamacılar için bunların en populerlerinden biri yaşam tarzıdır. Kişilik ve değerler ışığında şekillenen kişinin sergilemiş olduğu sosyal ilişkiler, giyinme, birikim, eğlenme gibi davranışların bütünüdür yaşam stili. Müşterileri gruplarını inançlarına, aktivitelerine, değerlerine ve demografik özelliklerine göre analiz eder. Young & Rubicam reklam ajansının incelemesine göre Avrupa ve Amerika'da 7 ana yaşam stili belirlenmiş. Bunlara şöyle bir göz atacak olursak;


**
The Mainstreamers: En geniş gruptur. Aile odaklı, inançlı, tedbirli ve geleneklere uygun davranırlar. Spor müsabakalarını izlemek, bahçe bakımı gündelik başlıca aktiviteleri arasındadır. Satın alma davranışlarına baktığımız da; sürekli, marka sadakati yüksek kimselerdir.

The Aspirers: Bu grubun üyeleri mutsuz, şüpheci ve hırslı kimselerdir. Trend sporları yapar, magazin okur ve modayı takip ederler. Dürtüsel harcama yaparlar dikkat çekici ürünlerle ilgilenirler.

The Succeeders: Bu gruba bağlı olanlar; mutlu, kendinden emin, çalışkan kimseler ve liderlerdir. Günlük aktiviteleri arasında; seyahat etmek, spor yapmak, denize açılmak ve yemeğe çıkmak yeralır. Satınalma kararları kalite, statü ve lüx kriterleri çevresinde şekillenir.

The Transitionals: Grup; liberal, asi, kendi kendini ifade edebilen ve sezgisel kimselerden meydana gelir. Geleneklere uymayan müzik zevkine sahiptirler. Seyahat etmek, film izlemek, yemek yapmaktan keyif alırlar, sanatla ilgilenirler. Düşünmeden harcama yaparlar, kişiye özel ürünler bu grup üyeleri içindir.

The Reformers: Bu gruba bağlı olanlar, özgüvenli ve karmaşık, değişik ilgi alanlarına sahip ve çözüm odaklı kimselerdir. Kültürel haberleri okumaktan, zeka oyunlarından ve eğitsel programlardan hoşlanırlar. Geniş bir yelpazede zevklere sahiptirler, doğal yiyecekler otantizm ve ekoloji belli başlı ilgi alanlarıdır.

Struggling Poor: Bu tip yaşam tarzına sahip kimseler mutsuz, şüpheci ve dışlanmışlık hissi taşırlar. Müzik dinler, spor yapar ve TV izlerler. Satın alma davranışları fiyat tabanlı olup anlık memnuniyet peşindedirler.

Resigned Poor: Bu insanlar mutsuz, izole ve güvensizdirler. Günlük aktivitelerinin başında TV izlemek yer alır. Alış-verişleri fiyat temellidir ve ürünün sigortalı olmasını gözetirler.




**translated from: Foundations of Marketing (written by David JOBBER and John FAHY)