Yojiro Takita imzalı bu film ülkemizde ilk olrak nisan ayında 28. İF'nde gösterilmiş olup, dün tekrar vizyonda yerini almıştır.Modern japon sinemasının önemli bir yapıtı olurken aynı zamanda geleneksel japon filmlerindende izler taşımaktadır. Temelde ölüm temasına sahip olan filmde; moden toplum, değişim, dönüşüm, insanın varoluş sancıları, gelenekçilik, aile kavramı ana temaya bağlı kalınarak alt başlıklar halinde başarılı bir şekilde işlenmiştir.insanlığın hakkında çok az bilgi sahibi olduğu şey olan ölüme karşı olan tutumlar,yaklaşımlar, ölümün etkileri, ölüm düşüncesinin yaşama aksi, sozsuzluk olgusu..
Filmde Daigo Kobayashi, mutlu bir evliliği olan, bir çello sanatçısıdır. Çalıştığı operanın kapanması sonucunda doğup büyüdüğü kasabaya geri döner, gazetede gördüğü gidişler başlıklı iş ilanını görür ve tesadüfü bir şekilde kendisini ölü uğurlama işinde bulur. Bu son vedalarda ölüye ve ölüme eşsiz bir saygı gösterisi sergilenir, belkide bu ölümün yüceliğinden ziyade insanoğlunun yokoluş karşısındaki acizliğine düzenlenen bir törendir. Gidenlerin değilde kalanların töreni..Ölümü dışlarken, soğukluğundan ürkerken aslında ne kadar yakınımızda ne kadar içimizden bi parça olduğunu gözler önüne seriyor. Din, inanış, tören, uğurlama şekli farketmeksizin geride kalanlar için ifade ettiği şeylerin benzer oluşunu vurguluyor. Ayrıca; herşeyin varolduğun maddeye geri dönme eğilimini birazda Freud'un teorilerini akla getirerek başarılı bir şelikde izleyiciyle buluşturuyor. Doğarken eşit ve farksız olan insanın zamanda yaptığı yolculuk sırasındaki tercihleri yüzünden yargılanışının, kabul görmeyişinin, eşitliğin bozuluşunun ancak ölümle eski dengesine kavumasını trajik olaylar silsilesi halinde izleyebiliyoruz.
felsefesi, işlenişi, oyunculukları, müzikleri vs. hepsine benden 10 puan!